13 Mart 2009 Cuma

AB'nin evlilik mevzuatı değişiyor (TARAF/25.08.2008)

AB yasaları önünde aynı cinsten ve karşı cinsten bireylerin gerçekleştirdikleri evlilikleri eşit kabul edilecek. Yani buna göre AB hukukunun bağladığı ülkelerde birey ister karşı cinsten bir bireyle ya da kendi cinsinden biriyle evlensin, yaptığı evliliğin statüsü kanun önünde değişmeyecek...

BERFİN VARIŞLI

B’ye bağlı Temel Haklar Birliği evlilik teriminin yeniden tanımlanması ve homofobinin suç olarak kabul edilmesini öngören bir rapor hazırladı. Raporun parlamento tarafından yasalaştırılması gündemde

Geçen haziran ayında ABD’ de Kaliforniya eyalet yasalarının eşcinsellere resmen evlenme olanağı tanımasının ardından, eşcinsel evlilik bir anda gündemin ilk sıralarına yerleşmişti ve eyalet belki de yıllardır bu anı bekleyen çiftlerin akınına uğramıştı.

ABD eşcinsel vatandaşlarını sevindirir de Avrupa Birliği boş durur mu? Yetkililer hemen kolları sıvadı ve evlilik teriminin yeniden tanımlanmasını ve homofobinin suç olarak kabul edilmesini öngören bir rapor hazırladı. Birlik yalnız rapor yayımlamakla da sınırlı kalmayarak, parlamentosunu devreye soktu ve eşcinsel haklarını koruyan geniş bir kanun çıkarma fikrini de gündemine oturttu. Kanun çıkarsa -ki bu çok uzak değil, AB’de yaşayan eşcinseller bayram edecek. Darısı bizimkilerin başına...

EVLİLİK TANIMI DEĞİŞİYOR • Birliğin bünyesinde çalışan Temel Haklar Birimi’nce (FRA) yayımlanan 165 sayfalık raporun en çarpıcı noktası şu: “AB yasaları önünde aynı cinsten ve karşı cinsten bireylerin gerçekleştirdikleri evlilikleri eşit kabul edilecek. Yani buna göre AB hukukunun bağladığı ülkelerde birey ister karşı cinsten bir bireyle ya da kendi cinsinden biriyle evlensin, yaptığı evliliğin statüsü kanun önünde değişmeyecek. Türkçesi, evlilik evliliktir kardeşim, ister kadın kadınla evlensin ister adam kadınla...

HOMOFOBİ DE NEYMİŞ • Rapor ayrıca homoseksüelliğin saklanmaması gereken bir olgu olduğunu ifade ediyor ve eşcinsel düşmanlığı yani homofobinin kanunlar önünde cezasız kalmaması gerektiğini savunuyor. FRA bu raporu hazırlarken bağımsız insan hakları savunucularından oluşan FRALEX adlı bir grupla işbirliği halinde hazırlamış. Kürtaj konusuyla yakından ilgilenenler FRALEX’i hatırlayacaklar, bu grup Slovakya hükümetini kürtajı doktorların isteğine bağlayan bir yasayı feshetmeye zorladıkları için ağır eleştirilere maruz kalmış olan grup.

EŞ DURUMUNDAN • AB’nin tüm üye ülkelerini eşcinsel haklarının korunması konusunda baskı yapmaya çağıran raporda bir başka çarpıcı nokta da ‘eş durumundan’ diye tabir edebileceğimiz durum. Rapor eşcinsel evliliklerin yasal sayılmasının yanında, evli eşcinsel çiftlerden biri AB vatandaşıysa, AB vatandaşı olmayan eşe üye ülkelerde oturma izni ve serbest dolaşım hakkı tanıyor.

EŞCİNSEL DEVRİM • Aslında eşcinsel hakları konusu Avrupa için bir ilk değil, ama bu rapor şimdiye kadar atılan adımları solda sıfır bırakıyor. Kıtada eşcinsel evliliği ilk olarak Hollanda 1998’de yasal olarak kabul etmiş, Belçika Parlamentosu da Ocak 2003’te eşcinsel evlilik için yasa çıkarmıştı. Bununla beraber Danimarka, İsveç, Fransa gibi ülkeler de eşcinsellerin hukuksal birliği için yasaları meclislerine getirerek, heteroseksüel evliliklere yakın yasalarla ortak yaşamların yolunu açmıştı.

Ancak bu rapor yasa haline gelirse -ki AB Parlamentosu çoktan FRA’dan konuyla ilgili yardımını istemiş ve raporun yasalaştırılması çalışmalarına başlamış; AB vatandaşlarını bir ‘eşcinsel devrim’ bekliyor. Üye ülkelerde işe alımdan eğitime, sosyal güvenlikten sağlık sektörüne kadar bütün alanları içine alan geniş bir yelpazede cinsel ayrımcılığın önüne geçilmesi planlanıyor. Gerçi, AB’nin de hakkını yemeyelim. Halihazırda bu tip ayrımcılığı iş hayatında önleyen yasaları var ancak diğer sektörlerde bu bir ilk olacak.

**

Sadık bir gayin ‘evlenme fobisi’

NYTIMES - Istanbul - 25.08.2008
New York Times yazarı Bob Morris, dört yıldan beri erkek arkadaşı Ira ile birlikte yaşıyor. Ira’nın evlenme teklifini önce tereddütle karşılamış Morris ama sonunda sevdiği adamı kıramamış ve geçen hafta Kaliforniya’ya gidip dünyaevine girmiş. Morris önceki gün New York Times’da yayımlanan makalesinde evlilik kararı öncesi yaşadığı ikilemi ve evli bir erkek olduğunda hissettiği mutluluğu anlatıyor

Morris’in 25 Ağustos tarihli yazısı:

Bir iş ziyareti için Los Angeles’a gidecektim. Sevgilimi Ira’yı aradım ve benimle beraber gelmesini istedim. O da bana şöyle söyledi: “Gelirim ancak bir koşulla benimle evlenirsen!”
İlk defa bunu söylemişti bana. Cevabım netti: “Hayır Ira bunun için çok erken!” Aslında erkek arkadaşım Ira’yla yıllardan beri evliliğin mutluluğumuzu artıracak bir etken olmadığını düşünüyorduk.

Bize göre evlilik pahalı bir düğün, saçma sapan hediyeler ve bizim değil de başkalarının güzel bir akşam geçirmesi için hazırlanan partiden ibaret sadece. San Francisco’daki gay düğünlerini izlerken de aynı şeyi düşünüp, bunun bize göre olmadığına inanıyorduk. Ancak nasıl olduysa oldu, Ira evlenmeyi koydu bir kere kafasına. Beni de ikna etti. Benimle birlikte Los Angeles’a geldi. Şehre vardığımızın ertesi gün kendimizi belediye binasında bulduk. Birkaç form doldurduk ve imzalarımızı attık ve dört yıllık birlikteliğimiz sonunda Kaliforniya’da evlendik! Artık ben de evli bir gaydim.

Ancak aklımda hâlâ soru işaretleri vardı: Sırf bir imza atarak ilişkimizi kayda mı geçirmemiz gerekiyor? İlişkimiz New York’ta zaten yasal sayılıyor. Kaliforniya’ya gidip evlenmenin sebebi nedir şimdi? Gay özgürlüğü ne zamandan beri evlilik fetişizmi ile beraber anılıyor. Bir erkek olarak ergenliğe geçtiğim ilk yıllardan beri ‘yalnızlığın insanları daha derin kıldığına’ inanıyorum aslında bu yüzden de sevgiliyken de çift olmaktan çok hoşnut değildim ve evliliğe inanmıyordum. Evliliğin botox ameliyatına kadar devam edebilecek bir süreç olduğunu düşünen ben, artık evli bir erkeğim.

Yeni medenî durumumuza alışmak çok da kolay olmadı. Arkadaşlarımız da olan biteni hayretle karşıladı ve evlilik töreninin bu kadar kısa sürede olup bitmesine şaşırdılar. Bir bekâr arkadaşımızın benzetmesi hayli ilginçti: “Yani bu sürücü belgesi almak gibi bir şey!”

Her şey bir imzayla kalmadı esasında. Artık evli bir çift olduğumuz için aynı evde de oturmamız gerekiyordu. Biriktirdiğimiz paraları birleştirdik ve bir ev aldık. Ira da yıllardan beri kirada oturduğu Soho’daki evinden ayrıldı. Nerdeyse tam bir aileydik artık.

Bizim biraz da oldubittiye gelen evliliğimiz belki de birçok gay çifti evlenmeye teşvik edecek. Evlenmek isteyen New York’lu gay çiftlerin muratlarına ermeleri için sadece birkaç alternatif var. Bunlardan biri Kanada, diğeri Massachussetss.

Peki gaylerin eş statüsünde yaşamalarını yasalar önünde de kabul eden New York’ta da neden ‘gay evlilik’ yasal olmasın? New York valisi David Paterson’ın bu konudaki çabaları umut verici. Kim bilir belki de yakın bir zamanda New Yorklu gay çiftler bir imza için onca yolu kat etmek zorunda kalmayacak.

Evli olma fikrine yavaş yavaş alışmaya başlamıştım. Aslına bakarsanız eğlenceli bir şeydi yaptığımız. Ancak şöyle bir durum var: Yasalar gereği Ira’yla tekrar evlenmek durumunda kalabiliriz. Bu kasımda Kaliforniya’da bir referandum yapılacak ve gay evliliklerle ilgili halkın fikri sorulacak.

Eğer Kaliforniyalılar eşcinsel evlilikler yasaklansın derse, birçok çift gibi bizim evliliğimiz de geçersiz sayılacak. Üzüleceğini tahmin ettiğim Ira’ya bu haberi söylediğimde Ira beklemediğim bir tepki verdi: “Olsun aşkım, kanunlar değişirse, evliliğimizi sonsuza dek tanıyacak bir yer buluruz, gider orda evleniriz!”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder