13 Mart 2009 Cuma

Ahmet Kaya'nın anısına (TARAF/16.11.2008)

Kürtçe klip çekmek istediğini söylediği için Türkiye’yi terketmek zorunda kalan ve sekiz yıl önce Paris’te hayatını kaybeden Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya: ‘Ya sev ya terk et’ zihniyeti hâlâ yaşıyor

BERFİN VARIŞLI

“Aydınlansın diye şu kirli yüzler biz durmadan savaşırdık”...Ahmet Kaya’yı anlamak için hacimli kitaplar okumak gerekmiyor. Yapmak istediği şey çok basitti: Kirli yüzleri aydınlatmak. Bugün Ahmet Kaya’nın 8. ölüm yıldönümü. Yaşasaydı 51 yaşında olacaktı Ahmet Kaya. Yorgun demokrattı o, tehditlere göğüs gerip demokrasi karşıtlarına karşı durdu hep. Çoğu zaman da düşünceleri yüzünden başı beladaydı. Kendi anadilinde şarkı söylemek ve “kirli yüzleri aydınlatmak” için yaşadı, çabaladı kimi zaman ‘savaştı’. Bu savaşlardan birini de12 Şubat 1999’da düzenlenen Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül gecesinde verdi.

Eşi Gülten Kaya’nın deyimiyle tek isteği “çok da hâkim olmadığı, olamadığı” anadilinde bir şarkı söylemekti. Bunu “Ben Kürdüm” demenin bile zor olduğu bir zamanda yapmak istedi ve şiddetini önceden tahmin edemeyeceği bir tepkiyle karşılaştı. Ülkenin kalburüstü sanatçıları, gazetecileri, medya patronlarıyla dolu salonda üstelik canlı yayında bir anda küfürler, çatal bıçaklar, tabaklar havada uçuştu. Bu hengâmeyi hep bir ağızdan söylenen 10. Yıl Marşı izledi. Bu tepkiye ve hınca bir anlam veremedi Ahmet Kaya. Yapmak istediği karşısındakileri kızdırmak değildi... Hele hele milyonları kızdırmak, üzmek hiç değildi...
“Ahmet’i en çok üzen şey o gece olanlar değildi aslında. O geceden sonra olanlar daha çok yaraladı bizi. Yüz binler satan Hürriyet gazetesi manşetinde, ‘serefsiz’ dedi bize, topyekûn bir linç kampanyası başlattılar. İnsanlar da bundan etkilendi ve galeyana geldi. Sokakta Ahmet’i gören üç beş genç yolunu kesip 10. Yıl Marşı söylemeye başladılar. Bize karşı bir linç kampanyası başladı. ‘Vatan haini’ ilan edildik. Ahmet bunları hak etmedi” diyor Gülten Kaya. Hâlâ Ahmet Kaya tişörtü giyen çocukların taşlandığını, Ahmet Kaya dinleyenlerin toplumdan dışlandığını anlatan Kaya bu durumun Hürriyet ve onun gibi düşünen medya kuruluşlarının eseri olduğunu ifade ediyor.
Sonrasını hepimiz biliyoruz. Hakkında çıkan asılsız iddialar nedeniyle çok sevdiği vatanını terk etti Ahmet Kaya. “Köpeklerinden kuşundan, yavrusundan cayarak” gitti Paris’e ve orada hiç beklemediği bir anda, son albümü Hoşçakal Gözüm üzerine çalışırken kalbine yenik düştü ve hayatını kaybetti. “Hâlâ hiçbir şey değişmedi” diyor Gülten Kaya: “Biz can güvenliğimiz olmadığı için gitmek zorunda kaldık. Linç etmeye kalktılar bizi. Yazık ki hâlâ ya sev ya terk et mantığı devam ediyor. Ahmet’i kaybettiğimiz günden bu yana sekiz yıl geçti ancak hâlâ hiçbir şey değişmedi”.

Ahmet Kaya’nın hiç Kürtçe şarkısı yok. Bunu sistemin ayıbı olarak nitelendiren Gülten Kaya “Kürt Müziği’ne Kürt kültürüne âşık olmasına ve çok istemesine rağmen dile hâkim olmadığı için Kürtçe beste yapamadı” şeklinde konuşuyor. Ahmet Kaya’nın anadilini çok iyi konuşamaması, ‘Kürtçe bilmemesi’ kimi çevrelerce acımasızca eleştirildi. Ancak Kaya gibi Türkiye’de ana dilini konuşamayan, binlerce insan var. Yeğeni Simge de bunlardan biri. Ahmet Kaya’nın izinden giden Simge müzik kariyerinde bir çıkış yakalamak için bir aralar ekranları kasıp kavuran ‘pop star yarışması’ furyasına katılıp, müzik dünyasında şansını denemek istedi. Ancak o yarışmada Simge’nin sesinden çok Kürt kimliği öne çıktı ve sonunda Simge amacına ulaşamadan yarışmadan ayrıldı. Şimdi Ahmet Kaya’nın şarkılarını seslendirdiği Ahmet Kaya Şarkıları albümüyle gündeme geldi genç sanatçı.
Albümde hiç Kürtçe şarkı yok. Gülten Kaya bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Ahmet Kürtçe söyleyemedi ki Simge Kürtçe söylesin. Bu albümde Ahmet Kaya bestelerine yer verdik ve Ahmet Kaya’nın maalesef bir Kürtçe şarkısı yok”.
Ahmet Kaya yasaklıyken, sürgündeyken hayatını kaybetti. Biraz fazla kilosu vardı bu yüzden kalbi ara ara yokluyordu onu. Yüksek tansiyon ve kolesterol nedeniyle hep perhizde olan Kaya bir seferinde yoksullukla geçen günlerine atıfta bulunarak “Yoktu yiyemiyorduk şimdi var yine yiyemiyoruz” demişti. Paris’teki evinde çalıştığı sırada, kalbi ona vefasızlık etti ve kum gibi esip geçti Ahmet Kaya...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder