13 Mart 2009 Cuma

Crichton öldü, dinazorlar yetim kaldı (TARAF/07.11.2008)

Aralarında Jurassic Park’ın da olduğu çok satan bilimkurgu romanlarıyla tanınan ABD’li yazar Michael Crichton 66 yaşında Los Angeles’ta kansere yenik düştü

BERFİN VARIŞLI

Çocuklara roman okumayı sevdiren romancı Michael Crichton, dün hayata gözlerini yumdu.
Biz onu bilim kurgu kitaplarından tanısak da o, 66 yıllık yaşamına yazarlık, tıp doktorluğu, film ve televizyon yapımcılığı gibi çeşitli meslek dallarını sığdırmayı başarmıştı. Uzun ince fiziği ve düzgün yüz hatları ve zekâsıyla kadın okurlarının yüreğini hoplatan Crichton, romanlarındaki karakterler gibi sıra dışı ve farklıydı. 1990’da yayımlanan dünyaca ünlü romanı Jurassic Park’a konu olan dinozorlardan tutun da Ortaçağ Avrupası’na, nano-teknolojiden uzay bilimine kadar farklı uğraş alanları vardı. Crichton’ın ve Crichton bu geniş yelpazede kaybolmadan çok iyi işler çıkarmayı da başarıyordu. Sürükleyici romanları, okuyanların nefesini keserken, okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçlayan bir yazardı Crichton.
Onun romanları yatmadan önce bir iki sayfasını okuyup rahatça uyumanızı sağlayacak cinsten yumuşak romanlar değildi. 1990 tarihli kitabı Uzay Mikrobu/The Andromeda Strain’nde uzayı anlatırken Jurassic Park ve onun devamı olan Kayıp Dünya/The Lost World’da gezegenimizin bizden önceki sahiplerini anlattı.
Konu ne olursa olsun, onun romanlarını farklı kılan şey, okurda yarattığı merak duygusuydu. Hani okuyucunun hikâyenin içine girdiği, ve kendini dış dünyadan soyutladığı romanlar vardır ya Crichton’ın romanları işte tam da bu türden romanlardı.

HAYATI KALBİNDEN YAKALAYAN ROMANCI •
Hep de insan üstü konuları işlemezdi Crichton, Hayatı kalbinden yakalayan romanları da vardı. Örneğin, Amerikan ekonomisini ele geçirmeye çalışan hırslı bir Japon işadamının hikâyesini anlattığı 1992’de yayımlanan Yükselen Güneş/Rising Sun tam da bu türden bir roman. Aynı şekilde açgözlü doymak bilmez bir kadın yöneticiyi konu alan, Demi Moore ve Michael Douglas’ın gişe rekorları kıran Taciz/Disclosure filminin ilham kaynağı ve aynı adı taşıyan romanı en çok satanlar listelerinde ön sıraları kaparak ona uluslararası bir ün de kazandırmıştı.
Bir anlamda en çok satanlar listesinin değişmez müdavimlerindendi Crichton. Yazarın ondan fazla kitabı uzun süre bu listelerdeki yerini korumuş ve bu kitaplar 30’dan fazla dile tercüme edilerek Amerikan’ın sınırlarını aşıp tüm dünyaya yayılmıştı. 2004’te yayımlanan ve küresel ısınma sorunu ve bir eko-teröristin yaptıklarını okuyucuyla buluşturduğu State of Fear romanı bir hafta boyunca New York Times’ın en çok satanlar listesinde en üst sıralarda yerini almıştı.
23 Ekim 1942’de Chicago’da doğan Crichton, ilk romanlarını Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde okurken yazdı. Kongo’daki elmas arayışlarını ve ticaretini anlattığı 1990 tarihli Congo bir anda tüm gözleri bu ülkeye çevirmeyi başaran Crichton’ın, zaman içinde yolculuğu konu alan Zaman Ötesi/Timeline adlı romanı ile de okuyucularının büyük ilgisini çekmişti. Televizyon dünyasında da haklı bir ünü olan Crichton’ın dünya çapında ilgi gören ve 1996’da ona Emmy Ödülü’nü kazandırdığı ER (Acil Servis) gibi dizilerde ve televizyon filmlerinde de imzası bulunuyor.
New York Times yazarı Charles McGrath, Crichton’ın vefat haberini yazmanın bir okuyucusu olarak onu derinden etkilediğini belirttiği yazısındaki “Crichton’ın kitaplarının basit bir formülü vardı. Tıpkı laboratuarda çalışan bir bilim adamı gibi Crichton, kafasında tasarladığı uçsuz bucaksız kurgu dünyasına yeni yepyeni varlıklar kazandırır ve onların hep ilgimizi çeken bir o kadar da ürkütücü hayatlarını en çarpıcı şekliyle anlatmayı başarırdı” sözleri usta yazarın alışılagelmiş bilim kurgu romanlarının ötesine geçişinin nedenini açıklıyor.
Yazarın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Michael Crichton’ın Los Angeles’ta uzun süredir mücadele ettiği kanser nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder