13 Mart 2009 Cuma

Yapamadığımızı yapıyorlar, çünkü...(TARAF/26.08.2008)

Çin ve Britanya gibi ülkeler olimpiyatta nasıl böyle başarılı oldu? Türkiye neden madalya sıralamasında geride kaldı? Sorduk soruşturduk; işin sırrı “ilgi”de...

BERFİN VARIŞLI

Pekin Olimpiyatları sona erdi ancak yankıları hâlâ devam ediyor. Olimpiyatları 100 madalyayla lider tamamlayan Çin Halk Cumhuriyeti kuşkusuz sonuçlardan en memnun kalan ülke ancak Britanya da halinden çok memnun. Şimdiye kadar lider olmaya alışan ABD ikincilikle yetinmek zorunda kalırken 1908’den beri görmediği bir başarıyı yakalayan Britanya 47 madalya toplayarak mutlu bir şekilde ülkesine döndü.

Türkiye ise kazandığı 8 madalyayla Çin’den buruk ayrılanlardan. Türkiye’nin de hali ortada, ata sporumuz olan güreşte kazandığımız altın madalyadan başka yedi gümüş ve bronzumuz var. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın deyimiyle “bize yakışmayan bu neticeden sonra külahımızı önümüze koyup düşünmek gerekiyor, nasıl tedbir alacağız diye...”

SORUN PARASIZLIK MI? • 2012 Olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak olan Britanya’da Muhafazakâr Parti’nin şans oyunlarından elde edilen yıllık gelirden 58 milyon sterlin ayrılmasını önermesinin ardından, işin parasal yönü gündeme geldi.

Kimilerine göre Türkiye’nin olimpiyatlardaki başarısızlığı, sporcularımıza yeterli bütçenin ayrılmamış olmasından kaynaklanıyor. Ancak İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Denetleme Kurulu Yalçın Aksoy ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Togay Boyatlı’ya göre sorun para değil, toplumda futbol dışındaki diğer spor dallarına yöneltilen ilginin yetersizliği.

Togay Boyatlı; başarıya ancak toplumca spora bakışımızı değiştirerek ulaşabileceğimizi belirterek, özellikle üniversitelerimizde okuyan ve spor yapan öğrencilerimizin, ancak boş zamanlarında antrenmanlara zaman ayırabildiklerini, lisanslı sporcuların bile önüne devamsızlık engeli çıkarıldığı için gerek yurt içi gerekse yurt dışı müsabakalara katılamadıklarını savunuyor: “Hükümet bu konuda kararlı olmalı ve spora destek vermeli.

Eğitim sistemimiz buna bağlı olarak değişmeli. Bunlar gerçekleşmedikçe başarıyı yakalamamız imkânsız.” Bayatlı dünya ve olimpiyat şampiyonu Halil Mutlu’yu örnek göstererek, “Halil okulda antrenmanlarına yeterince vakit ayırmadığı için 4 senelik okulu 7-8 senede zar zor bitirdi” dedi. Üniversitelere sporu sokmamız gerektiğini ifade eden Bayatlı, sporun okullarda üvey evlat olduğunu belirtiyor.

Yalçın Aksoy da Milli Olimpiyat Komitesi’nin bir dernek olduğunu; sponsorlardan ve bağışlardan başka geliri olmadığını hatırlatarak, topu federasyonlara attı. Komitenin görevinin uluslararası olimpiyat komitelerince organize edilen turnuvalarda Türk milli takımı için onay almak olduğunu hatırlatarak, komitenin bir bakıma Türk sporunun dünyaya açılan yüzü olduğunu belirtti ve sporcu yetiştirme işinin federasyonlara ait olduğunu dile getirdi.

Aksoy şöyle konuştu: “Geçen seferki Atina Olimpiyatlarına 66 sporcumuz katılmış ve kazandıkları 10 madalyayla ülkemize dönmüşlerdi. Bu sene Pekin’e 68 sporcuyla gittik, dikkatinizi çekerim birçok sporcumuz da devşirme. Türkiye’de yeterli sayıda sporcu yetiştirilmiyor. Bizim zamanımızda babalarımız ayakkabılarımız eskimesin diye bize futbol oynatmazdı ancak şimdi devir değişti.

Türkiye de devre ayak uyduramıyor. Ülke geneline baksanız bir milyon kişi spor yapıyordur. Bunların arasından elit sporcu seçmemiz çok zor. Çocukluk yaşından başlayarak insanları spora teşvik etmek, burslar vermek lazım. Ne kadar çok çocuk spor yaparsa onların arasından yetenekliler seçilir ve eğitilerek yarın dünya çapında bir sporcu olur.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder